Alzheimer hastalığı pandemide arttı

Koronavirüs salgını, yaklaşık 1,5 yıllık süreçte dünyada 3 milyondan fazla insanın ölümüne neden olurken, dolaylı yoldan bazı hastalıkların ortaya çıkışı ve seyrini de olumsuz etkiliyor. Sosyalleşmenin en aza indiği süreçte Alzheimer tanısı ararken, hastalığın seyri de hızlandı.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevnaz Şahin, Alzheimer hastalığının Covid-19 salgını döneminde daha hızlı devre atladığını ve yeni tanılarda artış gözlendiğini söyledi.

Aynı zamanda Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olan Şahin, hastalığın hızlı ilerlemesinin nedenini ‘’yaşlıların daha az sosyalleşmesi ve yakınlarıyla her istediği zaman görüşememesine’’ bağladı. Şahin, pandemi sürecinde yeni tanılarda artış ve hastalığın seyrinde hızlı ilerlemelere şahit olduklarına dikkati çekerek, bunun nedenleriyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:

‘’Yaşlı insanların daha az sosyalleşmesine, daha dar bir çevrede hayatlarını sürdürmesine ve aileleri ile her zaman görüşememesine bağlıyoruz. Bu hastalık yavaş yavaş seyreden kronik bir hastalık olmakla birlikte, araya giren bazı faktörler hastalığı hızlandırıyor. Hızlanma sebepleri arasında yer değiştirme önemli bir faktör oluyor. Hasta 3 ay bir çocuğunda, 3 ay diğer çocuğunda kalıyor ve bu hastayı olumsuz etkiliyor. Mümkün olduğu kadar hastanın yaşadığı yerde bakılmasını istiyoruz. Oradan oraya taşınmadan, yer değişikliği yapılmadan, komşusu, bakkalı ile aynı çevrede hastalığın tedavisi gerçekleştirilmeli. Ayrıca Psikolojik travmalar, ameliyat için anestezi alması da hastalığın çabuk ilerlemesine neden olabiliyor.’’
Alzheimer’a yakalanmamak için ne yapılmalı?
Alzheimer’e yakalanmanın birçok faktörü olduğunu belirten Şahin en önemli risk faktörünün ileri yaş olduğuna işaret ederek, şeker, tansiyon, beyin travması ve genetik faktörün de nedenler arasında yer aldığına işaret etti. Genetiğin yüzde 10 paya sahip olduğunu vurgulayan Şahin, ‘’ Türkiye’de yaşam süresi uzuyor; erkekler 78, kadınlar ise 81 yaşına kadar kadar yaşayabiliyor. Yaşam sürelerinin uzaması beraberinde bir takım hastalıkları getiriyor. Alzheimer da bunlardan biri…’’ dedi.

Sevnaz Şahin, herkesin merak ettiği ‘’Alzheimer olmamak için ne yapmalıyım?’’ sorusuna yanıt verirken, tamamen önleyici bir faktör olmadığını, yapılan araştırmalarda eğitim düzeyi arttıkça hastalık riskinin azaldığını söyledi.

Zihni sürekli yeni şeylere açık tutmak gereğini vurgulayan Doç.Dr. Sevnaz Şahin, ‘’Tansiyon ve şekerin kontrol altına alınmış olması, sosyalleşmek, Akdeniz tipi beslenme yani balık ağırlıklı, zeytinyağı ve koyu yeşil yapraklı sebzeler ile beslenme, sigaradan uzak durmak, kalp sağlığını korumak önemli. Çünkü damar sağlığını korumak aynı zamanda beyin sağlığını korumak demektir. Kanıta dayalı verimiz henüz az olsa da hindistancevizi ve yağı, köri baharatının olumlu etkisi olduğundan bahsedilmektedir” diye konuştu.
Her unutkanlık Alzheimer değil
Hastalığın belirtileri konusunda unutkanlığa işaret eden Şahin, “Her unutkanlık Alzheimer değildir. Çok fazla kafa karışıklığı, unutkanlık olunca, mesela evin yolunu bulamıyorsanız, bir kelime dilinizin ucuna gelip de söyleyemiyorsanız, endişeleniyoruz. Unutkanlık ile ilgili en ufak bir tereddüttünüz varsa lütfen bir doktora başvurun‘’ uyarısında bulundu.

Özellikle hastalığın ileriki dönemlerinde bakım veren hasta yakınlarında ciddi tükenmişlik görülebildiğini anlatan Sevnaz Şahin, bir süre sonra hastalar yatalak kalabildiğini, yutma yetisini unuttuğu için yemek yeme güçlükleri olabildiğini dile getirdi. Şahin, bu tür durumlarda imkanınlar elverdiği ölçüde profesyonel destek alınmasını önerdi.

KAYNAK: AjansBizim

Share This
COMMENTS
Comments are closed