Amor: Demirtaş ve Kavala’yı bırakın

‘Türkiye gerçekten AB’ye üye olmak istiyor mu’ diye soran AP Türkiye Raportörü Amor, ‘Ankara’dan somut gerçekler ve kararlar istiyoruz. Aşk mektupları istemiyoruz. Asıl konu değerler’ dedi

Geçen yılın son günlerinde Tayyip Erdoğan, “Geleceğimizi Avrupa’da görüyoruz” söylemini sık sık dillendirse de Avrupa cephesinde artık tutarlılık ve ciddiyet isteniyor. T24’e konuşan AB’nin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor, bu söylemlere yanıt olarak artık somut kararlar istediklerini söyledi.

“Brüksel’de hepimiz Türkiye’den tavır değişikliği bekliyoruz. Erdoğan ve diğer hükümet yetkililerinin son zamanlarda yaptığı ‘Avrupa rotasına dönüş’ mesajı veriyor gibi duran sözlerinin gerçek olduğu ve sözlerin olgularla desteklenebileceğini umuyoruz” diyen Amor, “Türkiye bizim endişelerimize yanıt vermek için bizim gibi çaba sarf ediyor mu? Bu yanıtlanması gereken bir soru” şeklinde konuştu.

Türkiye oyalıyor

“Türkiye hâlâ AB üyesi olmak istiyor mu?” sorusunu soran Amor, sözlerine “Sormamız gereken soru, ‘Üyelik süreci neden sonuç vermiyor?’ Bu sorunun cevabı da açık; çünkü Türkiye üyelik sürecinde reform yapacağına dair taahhütlerini yerine getirmedi. Bunu açıkça söylemeliyiz. Biz Türkiye’ye dedik ki; ‘Eğer vize serbestisi ile ilgili yeterli kritere uyarsanız vize serbestisi alırsınız.’ Türkiye bunu yapmadı. Bu kadar basit. Türkiye anti-terör yasasını değiştirmedi, veri koruma yasalarını değiştirmedi. Masaya vize serbestisi için 6-7 sorun yatırıldı. Türkiye talep edilenleri yapmadı” şeklinde devam etti.

Sorun sondajlar değil

Amor, sözlerini, “Hiçbir Avrupa teşviki bir demokrasi olmayı istemenin yerine geçemez. Bu, o ülkenin vereceği bir karardır. AB’nin görevi bir ülkeyi zorla demokrasiye yönlendirmek değildir” diye sürdürerek, sondaj ve Doğu Akdeniz sorunlarının da önemli olduğunu ama asıl sorunun hukuk olduğunu vurguladı ve “Üyelik sürecinin kalbinde insan hakları ve hukukun üstünlüğü ile ilgili durumlar var. Türkiye bu konularda ilerleme kaydediyor mu? Bunu Türkiye kamuoyuna soruyorum. Türkiye bize üyelik sürecini hızlandırma umudu verecek kadar insan hakları ve hukukun üstünlüğü konusunda iyileşme gösteriyor mu? Yeni Dernekler Yasası reformu, üniversiteye atanan rektör ve öğrencilerin gözaltına alınması. Türkiye’den duyduğumuz şeyler sadece hukukun üstünlüğü ve insan hakları hakkında kötü haberler” dedi.

Demirtaş ve Kavala’yı bırakın

AİHM kararına da değinerek, “Avrupa Konseyi’nin üyesi olmak, Strazbourg’daki AİHM’in verdiği kararlara uymak zorunda olduğunuz anlamına gelir. Bu sebeple Türkiye AİHM kararlarını uygulamazken nasıl tekrar Avrupa yoluna girdiğini söyleyebilir anlayamıyoruz. Demirtaş serbest bırakılmalı, Kavala serbest bırakılmalı” vurgusu yapan Amor, sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer Avrupa’ya gerçekten AB’ye dönüş yolunda olduğunuzu göstermek istiyorsanız buna uygun bir şekilde davranmalısınız. Sadece aşk mektubu yazamazsınız. Bize aşk mektubu göndermeyin. Verilebilecek iyi bir mesaj ne olabilir? AİHM’in verdiği kararlara uymak. Demirtaş ve Kavala’nın serbest bırakılması. HDP’li belediye başkanlarının tekrar göreve getirilmesi. STK’ların devlet müdahalesi olmadan düzgün bir şekilde fonksiyon gösterebilmesi. Hâkimlerin kararlarına müdahale edilmemeye çalışılması. Savcıların siyasi gündemi değil, hukuku korumak için görev yapması. Bizim Brüksel’de beklediğimiz şeyler bunlar.”

Yeni Yaşam Gazetesi

Share This
COMMENTS
Comments are closed